|
Büyük Buhran döneminde Amerikan Hazinesinin başındaki Andrew Mellon, finans sahasında âbidevi bir isimdi. 1929'da menkul kıymetler piyasasında panik çıkması karşısında Mellon'un verdiği hüküm dillere düşmüştü: "İş gücünü tasfiye et, borsayı tasfiye et, çiftçileri tasfiye et...sistemi çürüklerden temizle." Yüksek riskli bahis, 1929'da olduğundan daha fazla kazandırmadı 2008'de. Aksine, bir kurtarmanın gerçekleşmemesi daha fazla kurtarmayı gerekli kılıyor: şimdi AIG kurtarılmalı, HBOS kurtarılmalı. Bunların son kurtarmalar olması da muhtemel değil. Devrilecek veya kurtarılacak bir sonraki kurumun adının anıldığı listeler uçuşuyor. -------------------------------------------------------------------------
Harold James, dünya piyasalarını etkileyen ABD'deki mâli krizin jeopolitik sonuçlarını yazdı.
Princeton – Yatırımcıların ve siyasetçilerin kaygılı zihni, Büyük Buhran benzetmelerine takılıp kalıyor. Fakat 1931 dersi, ancak kısmi olarak mâli ve ekonomiktir. 1931 buhranı, jeopolitik bir sahnede oynanan mâli drama olduğu için öylesine büyük ve öylesine yıkıcı yaşanmıştır.
Bugünün tartışmalarından iki şaşırtıcı sonuç çıkıyor fakat içlerinden sadece biri adamakıllı hazmedildi. Birincisi, kamu sektörünün harekete geçmesine ihtiyaç var. İkincisi, böylesi bir hareket, karmaşık bir hareket olacaktır zira küresel bir dünyada yardım ihtiyacı sınırları aşmaktadır.
Birincisi, özel sektör çözümleri denendi ama kısa bir süre içerisinde başarısız oldu. Gerçekten kötü bir krizin temizleyici olması, bu başarısızlığın en büyük avuntusu. Borcunu ödeyemez haldeki işletmeler kapanır gider, kötü krediler silinir ve borç verenler yeni bir güvenle tekrar borç verebilirler.
Goldman Sachs gibi en güçlü Amerikan yatırım bankasından gelen ve ABD Hazinesinin başına geçen Hank Paulson, temizlik kumarını Lehman Brothers'ın gümlemesine müsaade ederek oynadı. ABD'nin iflastan kurtarma kültürüne müsamaha gösteremeyeceğini savundu. Amerikan yönetiminin bu tepkisi, Amerikan ekonomisinin geneli itibariyle sağlamlığına ve Amerikan finans piyasalarının, sağlam işletme uygulamalarını teşhis edebilecek kadar yeterince sofistike olduğuna yorulmalıdır.
Büyük Buhran döneminde Amerikan Hazinesinin başındaki Andrew Mellon, finans sahasında âbidevi bir isimdi. 1929'da menkul kıymetler piyasasında panik çıkması karşısında Mellon'un verdiği hüküm dillere düşmüştü: "İş gücünü tasfiye et, borsayı tasfiye et, çiftçileri tasfiye et...sistemi çürüklerden temizle."
Yüksek riskli bahis, 1929'da olduğundan daha fazla kazandırmadı 2008'de. Aksine, bir kurtarmanın gerçekleşmemesi daha fazla kurtarmayı gerekli kılıyor: şimdi AIG kurtarılmalı, HBOS kurtarılmalı. Bunların son kurtarmalar olması da muhtemel değil. Devrilecek veya kurtarılacak bir sonraki kurumun adının anıldığı listeler uçuşuyor.
Bunaklık alâmeti gösteren böylesi bir mâli sistemde sadece aşağı yukarı sınırsız kaynaklara sahip kurumlar med-cezire kapılmayabilir. Böylesi kurumlar, kendi kendine yeten örgütlerdir; mesela güçlü banka havuzları. ABD Hazinesi 14 Eylül pazar günü, bu tür bir havuz oluşturmaya çalıştı.
Ne ki kendi kendine yetmek, derin bir belirsizlik ikliminde yeterli gelmez. Hükümetler veya merkez bankalarının eyleme geçmesine de ihtiyaç var zira hem büyük hem de yeterince hızlıdırlar. Fannie Mae ve Freddie Mac ve sonra da AIG gibi dev mâli kuruluşların yardımına ancak onlar yetişebilirdi.
İkinci soru ise şu: bu işi nasıl bir hükümet becerebilir? Her hükümetin harcı değildir. Orta çaplı Avrupa hükümetleri muhtemelen orta çaplı kurumları kurtarabilecektir ancak söz konusu olanlar dünya finans sisteminin kalbindeki dev mâli kurumlar ve bu yüzden ateş gücü yüksek her halde iki tane hükümet bulunmaktadır: Amerika ve Çin.
1931'de bu işin üstesinden gelebilecek sınırlı sayıda hükümet vardı. Yaşlı ekonomik güç Britanya, hayli tükenmiş ve başkasına yardım etmeye mecâli kalmamıştı. Dünya rezervleri muazzam bir şekilde ABD'de toplanmaya başlamıştı.
İktisat tarihinin büyük ismi Charles Kindleberger'ın vurguladığı gibi 1931'de dünya çapında etkili olan Büyük Buhrandan akla yatkın çıkış yolu ABD'den birkaç adım ötedeydi. Dünya çapında yapılacak kurtarmaların yükünü omuzlamamak için Amerikalıların ikna edici her tür nedenleri mevcuttu o zamanlar: Avrupa'ya daha çok para göndermek, paraları kanalizasyondan aşağı bocalamaktan farksız görünebilirdi; mâli yıkımı doğuran bir dünya savaşını Avrupalılar yapmamış mıydı hani? Böylesi bir kurtarma hareketi, ekonomik bakımdan uzun vâdeli bakabilen bir aklı gerektirirdi; fakat siyasi bakımdan kısa vâdede getirisi yoktu, başarı şansı olmayacaktı.
Çin, bu yüzyılın Amerikasıdır. Ortadoğu ve bilhassa Çin egemen varlık fonlarının, Amerika ve Avrupa kurumlarının borçlarına el atması sayesinde 2007 yılındaki kredi sıkıntısı, acısız bir şekilde atlatılmıştı. Bugüne ise Çin egemen varlık fonu'nun (China Investment Co.) Lehman Brothers'ı satın almaktan vazgeçmesi yüzünden gelindi. CIC'ın arkasını dönüp gitmesi, tarihin başka bir seyir izleyebileceği bir an olarak değerlendirilecek gelecekte.
Çinlilerin geri çekilmesi için mebzul miktarda sebep olacaktır. Amerika'nın 1931'deki durumuna benzer bir mantık söz konusu. Pekin'de dillendirilen savlar akla yatkın duruyor: Büyük bir belirsizlik mevcut ve egemen varlık fonu büyük miktarlarda para kaybedebilirdi. CIC başlangıçta Lehman'dan para kaybedecekti. Daha duygusal düşünceler de var: 2008, 1997- 1998 Doğu Asya mâli krizindeki Amerikan beceriksizliğinin acısının çıktığı yıldır belkide.
Küreselleşmiş dünya ekonomisinin hayatta kalmasında Çin'in çıkarlarının olduğunu görmek üzereyiz. Siyasi savlar böylesi bir operasyona karşı çıkıyor, 1931'de olduğu gibi. Ekonomik durumun kurtarmayı gerekli kıldığını yalnızca uzak görüşlü kimseler görecektir.
Dünya Bülteni için çeviren: Ertuğrul Aydın Dunyabulteni.net
|